Yakın görüşte yaşanan görüş bozukluklarının giderilmesi noktasında uygulanan çok yönlü tedaviler var. Gözlüğe olan ihtiyacı ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi yöntemlerinden birisi de korneal Inlay tedavisi. Göze kollajen uygulamasına dayanan tedavi, görüşü düzeltmek ve gözlük ya da lens ihtiyacını en aza indirmek uygulanır. Peki korneal Inlay tedavisinin riski var mı? Gelin önce tedaviyi bir açıklayalım ve ardından da riskler var mı yok mu tartışalım.
Allograft Korneal Inlay Nedir? Nasıl Uygulanır?
Minimal invaziv yöntemlerden biri olan Korneal Inlay, göz yüzeyine dokunulmadan kornea dokusuna yerleştirilen kollajene dayanır.
Tedavide özel olarak hazırlanmış olan tamamen doğal, insan korneasından elde edilmiş olan kollajen kullanılır.
Göz içine herhangi bir kalıcı müdahale yapılmadan, göz yüzeyine dokunulmadan korneanın ortasına kollajen yerleştirilir. Yerleştirilen bu kollajen, uzak görüşü bozmadan yakın görüşün düzeltilmesini hedefler. İşlem lazer ameliyathanesinde yapılır ve tıpkı LASIK işlemine benzer bir şekilde yapılır.
Yapay mercekler ya da yapay maddeler yerine tamamen doğal insan kollajeninin kullanılmasının en büyük avantaj olarak öne çıktığını eklemek gerekir.
Korneal Inlay Tedavisinin Riskleri Neler?
Yukarıda söylediğimiz gibi bu tedavide, göze sadece ince bir zar eklendiğini görürüz. Göze herhangi bir yabancı cisim eklenmediği ve bu zarın tamamen doğal olduğu düşünüldüğü zaman, komplikasyon riskinin en az seviyede olduğunu söyleyebiliriz.
Tedavinin uygulama yöntemi ve aşamalar düşünüldüğü zaman burada operasyon riskinin ise standart bir LASIK operasyonu kadar olduğunu söylemek gerekir. LASIK operasyonunun da risklerinin çok çok düşük seviyelerde olduğunu ekleyelim.
Yani kısa bir özet geçmek gerekirse Korneal Inlay tedavisi, LASIK tedavisi kadar riskleri düşük sık uygulanan ve etkisi büyük olan bir tedavidir.
Geri Dönüşü Var!
En önemli ikinci nokta ise operasyonun geri dönüşünün olması. Hastanın herhangi bir şikayeti olursa ya da gözde beklenmedik bir etki olursa, kollajenin çıkarılması mümkündür. Bu yönüyle operasyonun geri dönme artısının olması da önemli bir etken olarak gösterilebilir. Tabii ki tüm bu süreçlerde karar verirken doktor görüşlerinin ne yönde olduğu da çok önemli.





