Keratokonus hastalığı, ilerleyici ve görüşü doğrudan etkileyen bir hastalıktır. İlerleyen aşamalarında görüşün %5 seviyelere kadar düştüğü görülebilir. Bu nedenle hastalığın erken teşhis edilmesi ve hastalığı ilerlemesini engelleyici tedavilerin uygulanması önemlidir. İşte CXL yani Corneal Collagen Crosslinking bu ilerlemeyi önleyici tedaviler arasında gösterilebilir. Peki CXL nedir? Epitel kazınmadan crosslinking uygulanabilir mi? Merak edilen soruların yanıtlarını arayalım.
CXL (Crosslinking) Nedir?
Önce bu tedavinin tam olarak ne olduğu konusunda bilgi vermeye çalışalım. Keratokonus hastalığının en karakteristik özelliği, kornea dokusunun incelmesi ve öne doğru sivrileşmesidir. Kornea, öne doğru sivrileşir ve bu şekil bozukluğu nedeniyle görmede sorunlar ortaya çıkmaya başlar.
CXL tedavisi ise korneanın güçlenmesini hedefleyen ve kornea dayanıklılığını arttırarak ilerlemeyi durdurmaya odaklanan bir tedavidir. Tedavi kapsamında, hastanın görüşünü geri döndürmek ya da korneayı iyileştirmek gibi bir amaç yoktur. Burada asıl amaç hastalığın ilerlemesini durdurmak olacaktır.
Tedavinin genel hatlarıyla uygulaması aşamasında ise korneaya önce Riboflavin damlatılır. Sonrasında özel dalga boyunda, UV ışın uygulaması yapılır ve bu şekilde kornea içerisindeki kollajen liflerin arasındaki bağların güçlenmesi sağlanır.
Yani bir bakıma kornea daha dayanıklı bir hale getirilerek, keratokonus hastalarının ilerlemesinin durdurulması sağlanır.
CXL (Crosslinking) Epitel Kazınmadan Uygulanabilir mi?
Gelelim asıl sorumuza. Burada iki ayrı yöntem karşımıza çıkıyor. Ana mantık değişmiyor olsa da bu tedavi iki şekilde uygulanıyor. Kornea yüzeyindeki epitel tabakanın kaldırılması ve epitel dokusunun kaldırılmadan doğrudan uygulamanın yapılması.
Epitel Doku Kazınarak Uygulanan CXL
- Bu yöntemde kornea yüzeyinde yer alan epitel dokunun kazınması sağlanır.
- Epitel doku kazındığı için tedavinin etkinliği biraz daha yüksektir. Fakat burada, çok düşük de olsa görme kaybı riski ortaya çıkar.
- Enfeksiyon riski de tabii ki daha yüksek seviyede seyreder. İyileşme sürecinin de biraz daha uzun soluklu olduğunu söyleyebiliriz.
- Tabii ki tüm bunlara karşı unutmamak gerekir ki epitel doku kazındığı için tedavide daha yüksek etkinlik, daha iyi sonuçlar karşımıza çıkar.
Epitel Kazınmadan Uygulanan CXL
- İkinci yöntem ise epitel kazınmadan uygulama yapılıyor. Bu şekilde kornea üzerinde herhangi bir kazıma yapılmadığı için, olası görme kaybı gibi risklerin önüne geçilir.
- Epitel kazımanın bir riski olan korneada leke kalması gibi riskler de yine bu işlemde karşımıza çıkmaz.
- Enfeskyion riski çok düşüktür.
- İyileşme sürecinin de daha konforlu olduğunu söylemek lazım. İyileşme sürecinde ağrı ya da sancı durumu da epitel kazınarak yapılan işlemlere göre çok daha düşük seviyede kalır.
Peki neden Epitel kazınmadan yapılan uygulama her hasta için tercih edilmiyor? Bu sorunun cevabı da basit. Etkinlik durumu. Uygulamalarda Trans epitelyal yani epitel kazınmadan yapılan CXL tercih edilirse, bu tedavinin etkinliği biraz daha düşük olacağı için hastanın uzun süreler takip edilmesi gerekir.
Keratokonus ilerlemesinin durup durmadığı ve mevcut durum değerlendirmelerinin sürekli olarak takip edilmesi gerekiyor.





