Keratokonus, doğrudan görüş üzerinde etkili olan ve görüşü %5-10 seviyelerine kadar düşürebilen ilerleyici bir göz hastalığıdır. Birçok blog yazımızda, hastalığın ne olduğu ve nasıl etki gösterdiği konusunda bilgiler verdik. Tedavi tarafına geldiğimiz zaman da yine çeşitli yöntemler olduğundan ve ilerlemeyi durdurmak adına önlem çözümleri olduğundan da söz ettik. Bu içeriğimizde ise merak edilen sorulardan biri olan kuru göz durumundan söz edeceğiz. Keratokonus kuru göze neden olur mu? Gelin detaylarla beraber sorunun cevabını verelim.
Keratokonus Hastalığı, Kuru Göz ile İlişkilendirilebilir
Sorunun doğru cevabını vermek için önce bu ilerleyici göz hastalığını ele almamız gerekecek. Keratokonus hastalığında, kornea tabakasında şekil bozukluğu meydana gelir. Göz yüzeyinde dikleşme, bombeleşme durumu ortaya çıkar.
Göz yüzeyinde meydana gelen bu şekil bozukluğu, gözyaşının doğru bir şekilde göz yüzeyi üzerinde dağılmasına engel olur. Göz yüzeyi, yeteri miktarda ve istenen düzeyde nemlenmeyeceği için gözde yanma ve batma hissi ortaya çıkmaya başlar. Devam eden durumda ise kuru göz gelişir. Bu nedenle keratokonus hastalarında kuru göz sorununa sıkça rastlanılır diyebiliriz.
Bu Durumda Keratokonus Hastalarının Ne Yapması Gerekiyor?
Bu tip göz hastalıklarında kuru göze ve kirpik dibi iltihaplanmalarına karşı daha çok yatkınlık ortaya çıkar. Haliyle gözlerde yanma, batma ve kaşıntı hissi oluşur. Fakat asıl tehlikeli olan kısmın burası olduğunu da söylemek lazım.
Gözleri kaşımak ile keratokonus arasında doğrudan bir ilişki var. Gözde oluşan kaşıntı ve yanma hissi ile beraber gözü kaşımak, hastalığın ilerlemesine ve tedavinin de olumsuz etkilenmesine neden olur.
Yapılması gereken, keratokonus tedavisinde yani tedavi sürecinde, kuru göze karşı da yeterli önlemleri almak olacaktır.
Kirpik dibi bakımlarının düzenli olarak yapılması, varsa kirpik diplerinde yaşanan tıkanıklıkların çeşitli yöntemlerle giderilmesi önemlidir. Bu gözyaşımızın kalitesi için önemli olan yağlı tabakanın istenen seviyede, sorunsuz salgılanmasını sağlar. Gözyaşı kalitesi korunmuş olur. Eğer kirpik diplerinde tıkanma varsa ya da taşlaşmış olan birikintiler durumu ortaya çıkmışsa, Jet Plazma, Lipiflow gibi uygulamalar bu birikintilerin giderilerek kanalların sorunsuz bir şekilde açılmasına yardımcı olur.
Bunun dışında doğal gözyaşının desteklenmesi adına da bazı çözümler uygulanabilir. Yeterli miktarda gözyaşı üretimi yoksa, göz içi tıkaç tedavileri ya da damla tedavileri ile doğal gözyaşının desteklenmesi sağlanır.
Bu şekilde hem keratokonus tedavisinin desteklenmesi de sağlanmış olur. Zira yukarıda da belirttiğimiz gibi, gözü kaşımak ya da ovuşturmak, hastalığın ortaya çıkmasında ve ilerlemesinde büyük etkenlerden biri. Kuru göze karşı önlem almak, gözde kaşıntı hissinin oluşmasının önüne geçilmesi noktasında oldukça önemlidir.





